Garajda Başlayan Muhteşem Serüvenler

W42-Steve.JobsApple, Google, Microsoft gibi devasa şirketlerin kuruluş öykülerine bakarsanız çoğunda benzer şeyler duyarsınız: Bir evin garajında idealist, girişimci birkaç delikanlı (ya da genç kız) tarafından her türlü imkânsızlığa rağmen sabır ve azimle örülen bir öykü. Şu garaj neyin nesi diye hiç düşündünüz mü? Ne alâka? Yazıyı okumaya devam edin ve görün.

Daha önceki bir yazımda söz etmiştim, gelişmiş ülkelerde evlerin büyük çoğunluğu müstakil (ve de ahşap, bu konuya da gireceğiz!) ve her evin mutlaka kapalı araç park yeri var. Bu park yerlerinde, garajlarda, ufak tefek tamirat işleri için, matkap, testere, vs. bulunuyor. Bazılarının garajı o kadar profesyonel ki neredeyse küçük bir atölye. İnternette görmüşsünüzdür, 12, 13 yaşlarında çocuklar evlerinin garajlarında, kendi imkânlarıyla yaptıkları “projelerinden” bahsediyorlar. Bu projelerini Youtube’da yayınlamaları artık sıradan (!) bir iş haline geldi. Yaşları itibariyle anne babalarının konudan haberleri vardır diye tahmin ediyorum, yoksa başka daha ciddi bir sorun var demektir. Ben işin daha çok yapılan işler, projeler tarafındayım.

İrili, ufaklı, ahşap ya da metal onlarca proje, kinestetik öğrenme için bundan daha güzel bir yol olamaz. Hepsinden de önemlisi çocukların kafasında proje mantığının oturtulması. Yaptıkları işlerde işin kapsamını, bütçesini ve zaman planlamasını yapan çocukların ilerleyen yaşlarda zaman yönetimi, hedef belirleme, işin bütününü görme gibi onlarca farklı yetkinliği daha bu yaşlarda edindiği bir gelecek hayal edin. Teknoloji Bağımlılığı başlıklı yazımda çocukları ve gençleri bu bağımlılıktan kurtarma ile ilgili bazı önerilerim olmuştu. İşte size bir başka konu daha: Çocuklara yaşlarına uygun projeler vermek, bunu internetten araştırtmak, projelendirmek ve son olarak bunu sosyal medyada paylaşmak. Yine daha önceki bir yazımda açık kitap sınav yönteminden bahsetmiştim. Peki, öğrenme yöntemi nasıl olmalı? İşte bu sorunun cevabı da yukarıda anlattıklarım.

2000 sonrası (milenyum) doğan çocuklara biliyorsunuz “Z” kuşağı deniliyor ve bu gençler bu yıl üniversiteye başladılar. Acaba üniversitelerimiz bu gençlerin beklentilerini karşılamaya hazır mı? Ben pek iyimser değilim. Tüm dünyada uzmanlar “Z” kuşağını nasıl eğitmek ve bunları siteme nasıl entegre etmek gerektiğini tartışıyor. Teknolojinin içinde doğup büyüyen bu çocuklar sizler gibi öyle saatlerce oturup, kitap okuyup, ders çalışamaz veya bir konuyu araştıramaz. Onlara küçük yaşlardan itibaren proje bazlı işler verip bunu sınıfa (ya da sosyal gruplara) sunmaları istenebilir. Projeden alacağı not da alacağı “beğenilerle” doğru orantılı olacaktır doğal olarak! Bu yapılmazsa tüm dünyanın ortak kaygısı olan işinden mutlu olmadığı için çok sık iş değiştiren ve daha sonra da çalışma hayatına karşı saldırıya geçen bir nesil bekliyor bizleri. “Z” kuşağı gençlerin 30’lu yaşlarında iş hayatının en kritik pozisyonlarında olacakları düşünülürse, halâ zaman geçmiş sayılmaz. Lütfen hiç kimse kusura bakmasın, 20 yıldır, 30 yıldır üniversitelerde ders anlatan hocalarımız var, halâ ellerindeki o eski teksir kâğıtlarına yazılı notlarıyla ders anlatmaya devam ediyorlar. Bu çocuklara yazık oluyor.

Çocukluk yıllarımı hatırlıyorum, o yıllarda oyuncak ya hiç yoktu ya da çok pahalıydı. Biz de kendi oyuncaklarımızı kendimiz yapardık. Tel arabalar, ahşap tekneler, uçurtmalar, mevsimine göre. Bazen bıçakla, testereyle ya da tornavidayla kendimizi ufak tefek yaraladığımız da olurdu. Bu hatalardan ders aldığımız gibi ilkyardımı da ilk elden öğreniyorduk! Şimdi bakıyorum da elini kesmesin diye kendi meyvesini bile soyamayan bir nesil yetişiyor. Şu konuda Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocaya hak vermemek elde değil, bizim üniversite mezunu gençlerimiz okul biter bitmez mobilya mağazalarını gezmeye başlar (evlenmek için), Avrupalının, Amerikalının, Asyalının çocuğu sırt çantasıyla dünyayı gezmeye çıkar.

Hep söylüyorum, çocuklarımızın bugün niçin böyle davrandığını sorgulamadan önce, biz onlara bu yaşlarına kadar nasıl davrandık bunun muhasebesini yapalım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s