Cumhuriyet Bayramı

Osmanlı Devleti

Bu yıl Cumhuriyetin ilanının 95. yılını kutluyoruz. 1914’te başlayan Birinci Dünya Savaşı sonrası kaybedenler arasında olan Osmanlı Devleti’nin küllerinden yeniden doğan yeni bir devlet, Türkiye Cumhuriyeti. Dikkat ettiyseniz Osmanlı İmparatorluğu değil de Osmanlı Devleti dedim, neden mi? Kurulduğunda yaklaşık 4800 km2 olan bu küçük beylik, 600 yıl yaşadıktan ve yaklaşık 22 Milyon km2’lik bir alana hükmettikten sonra yerini Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakırken, etki alanındaki topraklardan onlarca farklı ülke doğdu. Osmanlı tüm resmi kaynaklarında kendini Devlet-i Aliyye, son zamanlarda da Devlet-i Aliyye-i Osmaniye olarak ifade etmiştir [1] ve devletin başındaki kişi de padişahtır. Peki, imparatorluk lafı nereden geliyor? Batılı tarihçiler Osmanlıya bu ismi uygun bulmuşlar “Ottoman Empire” ama burada ciddi bir hata var: Birincisi imparatorlukların başında imparator olur, ikincisi de imparatorluk yani “empire” kelimesinin çağrıştırdığı anlam, “imperial” ve “imperialism” yani emperyalizm, sömürgecilik. Osmanlı kazandığı savaşlar sonrası ganimet toplamıştır, kazandığı yerlerden vergi de toplamıştır ama hiçbir zaman sömürgeci olmamıştır! İşte batılı tarihçiler kendi uluslarını ve gerçeği öğrenmek istemeyen bizdeki bazı “yarı aydınları” bu yolla kandırabilmiştir.

Meşrutiyet

Cumhuriyetten önce biliyorsunuz meşrutiyet denemeleri oldu, hem de iki kez. İlki 1876, II. Abdülhamit, yani batılıların Kızıl Sultan dedikleri ve 33 yıl yönetimde kalan, bugünkü Filistin topraklarını İsrail’e peşkeş çekmeyen padişah, ikincisi de 1908’de ve yine II. Abdülhamit tarafından. Bana öyle geliyor ki, Osmanlı halkın yönetime katılması ve padişahın bazı yetkilerinin meclis yoluyla devri konusunda dünyadaki gelişmeleri okuyabilmişti ancak hayata geçiremedi, ta ki 1923’e kadar.

Atatürk ve Vahdettin

Osmanlı ve Cumhuriyet konuşulurken tartışılan en önemli konulardan biri de son padişah VI. Mehmet Vahdettin’dir. Hain miydi? Yıllarca öyle bildik ama artık biliyoruz ki Atatürk Anadolu’daki milli mücadeleyi, Kuva-yi Milliye’yi organize etmek için bizzat Vahdettin tarafından görevlendirilmiştir. Resmi bir görevle, 9. Ordu Müfettişi olarak, Anadolu’daki ayaklanmaları bastırmak için gitmiş fakat bizzat bu ayaklanmaları yönlendiren kişi olmuştur. Bu göreve gönderilirken Atatürk’ün bir Osmanlı Paşası olduğunu, o zamana kadar çok önemli işler yaptığını, padişahın yaverlerinden biri olduğunu ve padişah tarafından çok iyi tanındığını bilmemiz gerekiyor. Bandırma vapuruyla kaçak olarak İstanbul’dan ayrılmamış, bizzat “işgalci” İngilizlerin izniyle boğazdan çıkmıştır.

Kuva-yi Milliye Ruhu

5 yıl sonra Cumhuriyetin 100. yılını kutluyor olacağız. Kurtuluş Savaşı’nın hangi şartlarda ve nasıl kazanıldığını bilmezsek Cumhuriyetin kıymetini anlayamayız.  95 yıl sonra neredeyiz? Ben bulunduğumuz yeri hiç kabullenemiyorum. Çok daha iyi yerlerde olmalıydık. 5 yıl içinde de bu farkın kapanacağına inanmıyorum. Bari çok temel konularda toplumsal bir bilinç oluştursak da bir yerlerden bunları düzeltmeye başlasak. Eğitimden başlasak en az 30 yıl, ekonomi desek belki 40 yılımız var. Diğer ülkeler boş mu duracak? Onlar bir adım giderken bizim iki değil, üç adım gitmemiz gerekiyor!

Peki, toplumsal bilinç nasıl oluşacak? Tarihimize bakalım, Kurtuluş Savaşı yıllarında nasıl aramızdaki her türlü tartışmayı, kavgayı, çekişmeyi bir kenara bırakıp yurdu düşmandan kurtarmaya odaklandıysak, şimdi de aynısını yapmalıyız. Şeffaflık, liyakat esas alınarak yapılan atamalar ve görevlendirmeler, eleştirilerden ders çıkarmak.

Sorunlara Odaklanmak

Bill Gates Düşünce Hızında Çalışmak (Baskı: 1999) isimli kitabında “kötü haber iştahından” söz eder. Eğer bir toplantıda müdürler işlerin gidişatı ile ilgili hep güzel şeyler söylüyorlarsa bilin ki saklamaya çalıştıkları bir şeyler vardır! Bill Gates şirketinin bugünlere gelmesindeki en önemli faktörlerden biri olarak çalışanlarının kötü haberleri iletmedeki özgürlüğünü gösterir. Kötü haberler ötelendikçe veya duymazdan gelindikçe ortadan kalkacaklarını mı düşünüyoruz? Birkaç gün sonra daha da büyümüş olarak karşımıza çıkacaklar. Eğer çığa dönüşmeden kartopunu kontrol edebilir ya da sele dönüşmeden suyun önüne set çekebilirseniz başarırsınız, yoksa sonuçları üzücü olur. Bizler bugün, yapısal sorunlarımızı ya görmezden geliyoruz, ya da yok sayıyoruz. Eğer bugün dünya üniversiteler sıralamasında ilk 500’de bir Türk üniversitesi yoksa [2] ve biz bunu sorgulamıyorsak bu kadar bilgi birikimi ve donanım ne işe yarar? 2007-2017 döneminde ithal edilen cep telefonu için ödenen tutarın, İstanbul Yeni Havalimanı yapım maliyetinin yaklaşık 2 katına ulaştığını [3] sorgulamazsak nasıl yerli ve milli ürünler geliştirebiliriz?

Cumhuriyetin ilanının 95. yılı tüm ulusumuza hayırlı olsun.

[1]: https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1031863-bilen-bilmeyen-herkes-konusuyor-osmanli-devletinin-resmi-adi-devlet-i-aliyyedir

[2]: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45937704

[3]: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/telefona-2-havalimani-parasi-harcandi-40738350

W44-58145093eb10bb201003992a

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s