Depremlere Hazır Mıyız?

W49-1416338902580

Risk Algılama Düzeyimiz

Aşağıdaki grafik aslında bu sorunun cevabını da veriyor. Büyük depremler sonrası toplumun tüm kesimlerinde, algı düzeyinde büyük bir sıçrama oluyor. Deprem çantaları hazırlanıyor, ışıldaklar şarj ediliyor, yangın merdivenlerindeki eşyalar toplanıyor. Sonra zamanla unutulmaya başlıyor. Bilim adamları deprem konusunda sürekli uyarılarda bulunuyorlar fakat pek dikkate alınmadığını düşünüyorum. 1999 Marmara Depreminde televizyonlardan tanıdığımız ve 2013 yılında yaşamını yitiren Merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın şu sözü o günlerde (ve halâ) kulaklarımızdadır: “Deprem öldürmez, bina öldürür!” Madem öyle biz gerekli tedbirleri aldık mı, alıyor muyuz?

W49-Risk.Algilama

Proaktif Yaklaşım

Davranış biliminde iki kavram vardır: Proaktif Yaklaşım ve Reaktif Yaklaşım. Proaktif Yaklaşım, ortaya çıkma şansına sahip olmadan önce problemleri ortadan kaldırmaya odaklanır, diğer taraftan Reaktif Yaklaşım, gerçekleştikten sonra olaylara yanıt vermeye dayanır. Bu iki yaklaşım arasındaki fark, her birinin eylemleri ve olayları değerlendirmede sağladığı bakış açısıdır. Basit bir örnek vermek gerekirse hastalandıktan sonra tedavi olmak reaktif bir yaklaşımken, koruyucu hekimlik proaktif bir yaklaşımdır. Depremler söz konusu olduğunda binaların sağlamlaştırılması yoluyla can kaybını azaltmak proaktif yaklaşımken, deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarıyla enkazdan hayat kurtarmaya çalışmak reaktif bir yaklaşımdır.

Binalarımız Çürük

Türkiye bir deprem ülkesidir. Ülke topraklarının % 66’sı 1. ve 2. derece deprem bölgesidir ve  nüfusu bir milyonun üzerindeki 11 büyük kent, ülke nüfusunun ise yüzde 70’i ve büyük sanayi tesislerinin yüzde 75’i deprem tehlikesi altındadır [1]. 2015 TÜİK verilerine göre ülkemizde 20 milyon civarında yapı bulunmaktadır. Bu yapıların yüzde 60’ının 20 yaş ve üzerinde bulunduğu, büyük oranda ruhsatsız ve niteliksiz olduğu, mühendislik hizmeti almadan veya kısmen alarak ve yapı denetimi olmadan üretildiği, pek çoğunun güçlendirilmesi gerektiği, yine kayda değer sayıda yapının yıkılarak yeniden yapılmasının zorunluluk olduğu bilinmektedir. Türkiye’deki binaların sadece yaklaşık % 55’inin depreme dayanıklı olduğu tahmin edilmektedir. İşin en şaşırtıcı yanı ise kamu binaları,  kamu binalarının (okullar, hastaneler, karakollar, adliyeler, vs) sadece % 10’unun depreme dayanıklı olduğu tahmin ediliyor. Kamu İhale Kanunu ihtiyaçlara cevap veremiyor.

Kentsel Dönüşüm

1999 Marmara Depreminden sonra yapıların güvenliği çokça tartışıldı. Kentsel dönüşüm adı verilen uygulama ülke genelinde yer alan depremlere karşı dayanıksız olan yapıların baştan aşağı yenilenmesini öngören bir uygulamadır. Kentsel dönüşüm kapsamında, riskli alanlarda yer alan binalar veya riskli alanda yer almayan riskli yapılar yıkılarak yerine yeni binalar inşa ediliyor. Bu süreçte hak sahiplerine birtakım yardımlar yapılıyor. Bu yardımlar arasında kira yardımı ve kredi desteği yer alıyor. Gelinen noktada katılımın sınırlı olduğu, büyük şehirlerde de rant kaygısına dönüştüğü yönünde endişeler var.

Arama Kurtarma

1999 Marmara Depreminin öğrettiği en önemli şeylerden biri bana göre arama kurtarma ekipleridir. O güne kadar sadece AKUT’u bilirdik [2]. Arama Kurtarma Derneği; mağara, dağ gibi ulaşılması zor olabilecek yerlerde veya doğal afetlerde kaybolanların aranması ve bu koşullarda kaza geçirenlerin kurtarılması için etkinlik gösteren, Türkiye’nin arama kurtarma konusunda ilk sivil toplum örgütüdür ve 1996’da kurulmuştur. 1999 depreminde çok başarılı bir performans göstermiş 200’ün üzerinde insanın hayatını kurtarmıştır. Bu acı tecrübeden sonra birçok kamu kuruluşunda, üniversitelerde ve özel sektörde arama kurtarma ekipleri kurulmaya başlandı. Burada önemli olan “sürdürülebilirlik”, acaba bu ekipler aldıkları eğitim ve yapılan tatbikatlardan sonra şimdi neler yapıyorlar? Dayanıksız binaların yıkılıp yenilerinin yapılması çok uzun zaman alacak. Dünya depremlerle sallanmaya devam edeceğine ve ülkemiz önemli bir deprem kuşağında olduğuna göre arama kurtarma ekiplerine daha çok iş düşecek gibi görünüyor!

[1]: https://emlakkulisi.com/turkiyedeki-mevcut-yapi-stoku-sagliksiz/401188

[2]: https://www.akut.org.tr/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s