Almanya’ya Göç

II. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı büyük yıkım sonrası Almanya neredeyse yok olan iş gücünü telafi etmek için birçok ülkeden işçi talep etti. Türkiye’den de Almanya’ya gidenler oldu, hatta bugün üçüncü kuşak Türkler orada yaşıyorlar. Ne kadar Türk kalabildiler, nasıl bir kültürel travma yaşadılar/yaşıyorlar bu konularda araştırmalar ve çalışmalar sürekli gündemde. Almanya’da yaklaşık 1.5 Milyon Türk var. Birinci kuşak ülkesine geri döndü, Türkiye’de emekliliğin tadını çıkarıyor. Üçüncü kuşak orada ev dam sahibi oldu, ev borcuyla uğraşıyor, çocukları (dördüncü kuşak) üniversitede ya okuyor ya da mezun, çalışıyor. Dönmeye niyetleri yok. Senede bir iki hafta bazen tatil için sahil kentlerine uğruyorlar, hepsi bu. Zaten artık dördüncü kuşağın ana dili Almanca olmuş durumda, aileleriyle bile Almanca konuşmaya başlamışlar, hazin bir tablo bu. Oysa tarihsel ve kültürel bağın olmazsa olmazı dildir. Kendi anadilini konuşamayan gençler anavatanları için bir kaygı, bir bağ, bir özlem duyabilir mi?

Yaklaşık 3,7 Tirilyon $’lık Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GDP: Gross Domestic Product) rakamıyla [1] dünyanın 4. büyük ekonomisi olan Almanya son yıllarda AB’ye katılan birçok ülkenin umudu olmuş durumda (Türkiye 850 Milyar $ ile 17. sırada). Büyüyen ekonomisiyle AB’yi Fransa ile birlikte sırtlamaya devam ediyor. AB vatandaşı olmanın avantajıyla bu ülkelerdeki birçok eğitimli insan kendi ülkelerinden diğer gelişmiş AB üyesi ülkelere göç ediyor [2]. Hırvatistan, Polonya, Slovakya, Bulgaristan, vd. Geçen yıl, Bulgar vatandaşı üniversite son sınıftaki bir öğrencim (ailesi Bulgar göçmeni) Londra’ya yerleşeceğini söylüyordu. Bir dönem yaşadıkları zulüm nedeniyle Türkiye’ye kaçan Türk asıllı Bulgarlar, Bulgaristan’ın AB üyesi olmasından sonra tekrar Bulgar vatandaşlığına dönmek için mücadele ediyorlar, AB’deki serbest dolaşım hakkından yararlanmak için. Yaşlı kıta Avrupa halâ dünya ekonomisinin ve siyasetinin önemli bir aktörü. Ancak bunun ne kadar daha sürdürülebilir olacağı net değil.

Alman ekonomisinin bu kadar güçlü olmasında bazı faktörler öne çıkıyor [3]. En başta endüstri, gayri safi değer üretiminde % 22,9’luk pay sahibi, bu bütün G7 ülkeleri arasındaki en yüksek pay. En güçlü dallar otomotiv sektörü, elektronik endüstrisi, makina imalâtı ve kimya. Diğer bir etken de yüksek ihracat oranı. Çin ve ABD ile birlikte Almanya, en büyük üç ihracat ülkesi arasında yer alıyor. 2017’de Almanya yaklaşık 1,3 Trilyon €  tutarında mal ihraç etti. İhracat oranı hemen hemen % 40 civarındaydı, hatta bu oran sanayide % 50’nin bile üzerinde.

W52-Germany

Almanya’nın en büyük şirketlerinden Siemens, Fukuşima Nükleer Santralindeki kazadan sonra nükleer bölümünü kapatmaya karar vermişti [4]. Mevcut kadrolarını özellikle yenilenebilir enerji alanlarındaki çalışmalarda değerlendirmeyi düşünüyordu. Geçen yıl Siemens türbin pazarındaki daralmayı gerekçe göstererek 7 bin kişiyi işten çıkaracağını söylüyordu [5]. Bu yıl çıkan haberde ise şirketin verimliliği arttırmak için 20 bin kişinin işine son verebileceği iddia ediliyordu [6]. Bir diğer büyük Alman şirketi Bayer’le ilgili de son günlerde bir haber çıktı [7]. Alman ilaç ve kimya şirketi Bayer, 12 bin çalışanını işten çıkaracağını ve hayvan sağlığı bölümünü satacağını açıkladı. Hangi ülke vatandaşı olursa olsun, insanların işini kaybetmesi gerçekten çok üzücü. Herkesin alıştığı bir hayat standardı var, üstelik Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan bir ülkede bunların olması işini kaybedenlerde ciddi şoklar yaratacaktır. Olayın insani boyutu dışında bir de ekonomik boyutu var. Ekonomi benim uzmanlık alanım değil ama konuyu iyi bildiğini düşündüğüm kıymetli insanları dijital medyadan takip ediyorum ve 2019 için ekonomik olarak küresel bir daralmadan söz ediyorlar. Biz Türkiye olarak henüz 2018’in ikinci yarısında ortaya çıkan kendi krizimizi atlatamamışken, küresel bir ekonomik kriz bizim ekonomimizi daha da zora sokabilir.

Dünyada toplam petrol rezervinin 1,5 trilyon varil düzeyinde olduğu tahmin ediliyor [8]. En büyük on petrol üreticisi ülkenin rezervi 1,3 trilyon varil seviyesinde. Bu ülkeler içinde bize komşu ve bir dönem en önemli ticaret ortağımız iki ülke Irak ve İran’ın durumu ortada (Dünya rezervinin yaklaşık % 20’si). Irak iki kez ABD ve müttefikleri tarafından işgal edildi ve fiilen olmasa da coğrafi olarak üçe bölündü. İstikrarsızlıklar devam ediyor. İran yine ABD baskısıyla ambargoya maruz bırakılıyor. Bu on ülke içinde sadece ABD ve Rusya istikrarlı bir biçimde yoluna devam ediyor, diğer tüm ülkelerde ya savaş, ya iç karışıklıklar, ya da siyasi çekişmeler hep dünyanın gündeminde. 2019 galiba zor geçecek!

[1]: https://statisticstimes.com/economy/countries-by-gdp.php

[2]: https://www.youtube.com/watch?v=Gj67c7yHddM

[3]: https://www.deutschland.de/tr/topic/ekonomi/alman-ekonomisi-neden-bu-kadar-guclu-iste-yedi-nedeni

[4]: https://www.cnnturk.com/2011/ekonomi/sirketler/09/18/siemens.nukleer.enerjiden.vazgeciyor/629644.0/index.html

[5]: https://www.haberturk.com/siemens-7-bin-kisiyi-isten-cikaracak-1717005-ekonomi#

[6]: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/dev-sirket-20-bin-kisiyi-isten-cikaracak-40936628

[7]: https://www.ntv.com.tr/ekonomi/alman-devi-12-bin-kisiyi-isten-cikaracak,arBQtKwOiE2yFkdS-FC5KQ

[8]: https://www.ntv.com.tr/galeri/ekonomi/en-cok-petrole-sahip-ulkeler,TpmOs_-c9E-Yb4R3K-O2CA/MEwxTzenqEe3V8j1_TRPmw

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s