Önce Hedef

Florence Chadwick, hem Fransa’dan İngiltere’ye, hem de İngiltere’den Fransa’ya yüzerek Manş denizini her iki yönde geçen ilk bayan yüzücüdür. Onun “önce hedef” başlığıyla internette dolaşan hikâyesini duymuşsunuzdur. 1952 yılının Temmuz ayında, otuz dört yaşında, Pasifik okyanusundaki Cataline adasından sulara dalarak, yirmi bir mil batısında kalan California’ya doğru yüzmeye başladı. Eğer başarılı olursa, bunu yapan ilk kadın olacaktı. O sabah su, vücudu uyuşturacak kadar soğuktu ve sis de o kadar yoğundu ki, beraberindeki tekneleri güçlükle seçebiliyordu. Milyonlarca insan televizyonlarında onu izliyordu. Köpekbalıkları ve dondurucu soğuğun etkisini hiçe sayarak, on beş saat boyunca yüzdü. Yakındaki bir teknede bulanan annesi ve antrenörü karaya çok yaklaştıklarını ve devam etmesini söyledilerse de o, kendisini sudan çıkarmalarını istedi. Azimli yüzücü, California kıyılarına yarım mil kala sudan çıkışının nedenini şöyle açıkladı: “Karayı görebilseydim, başarabilirdim!” Vazgeçmesinin nedeni ne yorgunluk, ne soğuktu, tek neden sis yüzünden karayı görememekti. Bu hayatın bir gerçeğiydi, bir şeyi başarabilmek için ortada gözle görülür bir hedef olmalıydı.

Yukarıdaki paragrafın son cümlesi üzerinde biraz düşünmek gerekiyor. Sürekli bugünde yaşamak ve yarının kaygılarıyla meşgul olmamak üzerine konuşuyoruz ama şurası muhakkak ki yarın karşılaşacağımız şeyler bugünün sonuçları. Tıpkı bugün karşılaştığımız şeylerin sebebi dün yaptıklarımız olduğu gibi. Bugünü yaşarken gelecekle ilgili de sürekli hedefler koyarız. Uzmanların hep söylediği bir şey vardır, hedefleriniz SMART olmalıdır derler. İngilizce specific (özel), measurable (ölçülebilir), attainable (ulaşılabilir), realistic (gerçekçi) ve time bounded (zaman sınırlı) kelimelerinin baş harfleri. Smart kelimesi de biliyorsunuz akıllı anlamına geliyor.

Küçük yaşlardan itibaren hayaller kurarız, bazen kuş gibi uçabilmeyi, bazen balık gibi yüzebilmeyi. Büyüdükçe hayalle hedefin farkına varmaya başlarız. Eğer hedef belirlerken “smart” olamıyorsak, düşündüklerimiz hedef değil sadece hayalden ibaret kalır, kısa, orta veya uzun vadeli fark etmez. Hayallerimizin peşinden koşmalıyız ama nasıl?  Hayallerimizi “smart” hedeflere dönüştürebiliyorsak ne mutlu, attığımız her adım bizi hayalimize kovuşturacaktır, aksi takdirde hayalden öteye gidemez. Şu sözü asla unutmamak gerekir: Bizi gideceğimiz yere ulaştıran rüzgârın gücü değil, yelkenlerin açısıdır. Hayal, amaç, hedef, tutku veya niyet (dream, goal, purpose, objective, target, aim, ambition, passion, desire, vs) arasındaki farklarla şimdi kafamızı meşgul etmeyelim, demek istediğimiz açık, oturup düşünmekle ayağa kalkıp yürümek arasındaki önemli farktan bahsediyoruz!

İki ay sonra Florence yine denedi. Su yine soğuktu, köpek balıkları yine vardı, sis yine her şeyin üstünü örtüyordu. Ama bu defa, Florence sisin ardında bir yerde kıyının olduğunu düşünerek yüzdü hep. Sahili hayal ederek attı kulaçlarını. Ve başardı! Catalina Kanalını geçen ilk kadın unvanını kazandı, hem de erkeklerin rekorunu iki saat farkla geçerek!

Hedefe doğru ilerlerken bazen yolumuza engeller çıkacaktır. Bunlarla da nasıl başa çıkacağımızı öğrenmemiz gerekecek. Bu yolda ilerlerken yaşadığımız her sıkıntı bizi biraz daha güçlendirecek ve cesaretlendirecek. Winston Churchill’in şu sözü bizi hedefimizden uzaklaştırmak isteyenlere veya yolumuzdan döndürmeye çalışanlara karşı hep aklımızda olsun: Eğer durur ve havlayan her köpeği taşlarsanız hedefinize asla ulaşamazsınız!

Bazen hedefinize doğru ilerlerken geride tüm sevdiklerinizi bırakıp yeni bir hayata yelken açtığınız durumlar olur. Tıpkı aşağıdaki gibi uçakta yol alırken geçmişiniz ve geleceğiniz tek bir nokta gibi görünür [1]. Bunu gemileri yakmak gibi düşünmeyin asla, hayalleriniz ve umutlarınız için yeni ve farklı bir hayatı tecrübe etmek, daha donanımlı biri olmak ve en önemlisi de başarmış olmanın verdiği hazzı tatmak olarak yorumlayın. Havasını soluduğunuz, çeşmelerinden soğuk sularını içtiğiniz bu köy, bu kasaba, bu şehir sizin gelecekte de hayatınızın bir parçası olmaya devam etsin, özünüzü kaybetmeyin. Yolunuz açık olsun.

w04-isvicre gun batimi

Stephen R. Covey’den bir alıntıyla yazıyı bitirmek istiyorum: “Doğrudan doğruya ve anında kontrol edebileceğiniz tek kişi kendinizsiniz. Bu nedenle, geliştirilmesi, korunması ve pekiştirilmesi gereken en önemli varlıklarınız, kendi yeteneklerinizdir. Kimse bunu sizin için yapamaz. Liderlikte etkili olmayı sağlayan alışkanlıkları kendiniz için geliştirmelisiniz. Bunu gerçekleştirmek, yapacağınız en mükemmel yatırım olacaktır.”

[1]: http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/83601/2/31/ucaktan-cekilen-goz-kamastirici-kareler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s