Altın Oran

Altın Oran (Golden Ratio), doğada sayısız canlının ve cansızın şeklinde ve yapısında bulunan özel bir orandır ve sayısal değeri 1,618034’dir. Doğada bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, yüzyıllarca sanat ve mimaride uygulanmış ve göze son derece hoş gelen geometrik ve sayısal bir oran bağıntısıdır. Altın oranı bir dikdörtgenin boyunun enine olan “en estetik” oranı olarak tanımlayanlar da vardır [1]. 

Matematiksel olarak ifade etmek gerekirse  (1+√5)/2’dir. Leonardo Da Vinci bu oranı kendine takıntı haline getirmişti ve altın oranı ölçebilen bir pergel bile geliştirmişti. “İlahi Oran” adını verdiği bu sayıyı yaptığı tüm tablolarında ve geliştirdiği tüm makinelerde kendine referans alıyordu [2]. Ünlü astronom Kepler de Güneş Sistemi’nin yapısını açıklamak için bu oranı kullanıyordu.

Doğada tüm insanların yüzlerinde ve bedenlerinde, tüm canlılarda ve bitkilerin flotaksi denen yaprak dizilim kuralında, kar kristallerinin yapısında da bu oranın varlığı göze çarpmaktadır. Göze en estetik gelen oran olduğu için binlerce yıldır sanatta ve mimaride bu oran taklit edilmiştir. Mısır piramitlerinin yapımının MÖ 3000’li yıllara kadar gittiği tahmin edilmektedir. Yine burada altın oran karşımıza çıkmaktadır. Bu piramitlerin yapımında da bu orandan yararlanılmıştır. Mimar Sinan da başta Selimiye ve Süleymaniye olmak üzere, birçok eserinde bu oranı kullanmıştır. Bilgisayar ekranındaki bir insan yüzünün ölçüleri özel bir yazılımla değiştirildiğinde bu yeni resim insanlara itici gelmektedir.

Ünlü İtalyan Matematikçi Fibonacci, Fibonacci Dizisi olarak da anılan bir sayı dizisi keşfetmiştir, bu her sayının kendisinden bir önceki sayı ile toplanması ile elde edilen sayılar serisidir. Fibonacci Disizinde yer alan rakamların özelliği, dizide yer alan sayıların kendilerinden bir öncekiyle oranlandığında oluşan serinin altın orana yaklaşarak ilerlemesidir.

Duyu organlarıyla algılayabildiğimiz her şey piyasa yapıcıların gözünden kaçmamıştır. Gıdalar için tatlandırıcılar eklenmiş, ambalajı yine bilinçaltı duyularımıza ve gözümüze hitap edecek şekilde renklendirilmiş, ambalajı açarken çıkan ses bile bir algı olarak kulaklarımıza ve doğal olarak beynimize işlenmiştir. Hepsi bu kadar mı? Hayır, üretici firmaların logoları da altın oran referans alınarak tasarlandığı için gözümüze daha hoş gelmektedir.

Bu oran keşfedildikten sonra tüm endüstriyel ürün tasarımları buna göre tasarlanmaya başlanmıştır. Televizyon ve bilgisayar ekranları, kredi kartları, plastik kartlar, tabletlerin ve telefonların kenar uzunlukları, otomobillerin en, boy, kapı ve tekerleklerinin çapına kadar diğer detaylar. Bu konu en çok da firmaların logolarında karşımıza çıkıyor. Gözümüze daha güzel görünmeleri için firmalar logolarını tasarlarken bu orana büyük hassasiyet gösteriyorlar.

W09-GoldenRatio

Dünya ile Ay’ı yan yana getirdiğimizi düşünelim. Dünyanın yarıçapını “bir birim” kabul edip Dünya ve Ay’ın merkezlerini düz bir doğru ile birleştirelim. Dünyanın merkezinden dünyanın dışına dik bir çizgi ve oradan da ayın merkezine gidecek şekilde bir çizgi ile bir dik üçgen elde edelim. Şimdi sıkı durun: Dünya ile ayın merkezleri arasındaki mesafe altın oranın kareköküdür. Oluşan dik üçgenin hipotenüsü de altın oran sayısını vermektedir [3].

Tüm canlılarda ve cansızlarda öyle bir “İlahi Oran” var ki, nereye baksak evrenin kendiliğinden ortaya çıkmış olamayacağını haykırıyor. Sizce tüm bunlar tesadüf olabilir mi?

[1]: http://users.metu.edu.tr/e154682/altinoran.htm

[2]: https://www.britannica.com/science/golden-ratio

[3]: https://www.youtube.com/watch?v=DrKRPWvvIUA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s