Doğum Günü Hediyesi

Zaman zaman eğitim sistemi hakkında konuşuyoruz ya (bu sitede çok daha sık!), bizde de (çünkü bazı ülkelerde böyle) ilkokulun sonuna kadar hiç ödev, test, sınav olmasa nasıl olurdu acaba? Meselâ sadece astronomi, resim, müzik, spor, temel vatandaşlık, temel ahlak, yabancı dil, matematik, satranç, yüzme, okuma-yazma, tarım ve hayvancılık dersleri olsa.  Aslında Resim dersini Görsel Sanatlar Dersi demek lazım, çünkü içine çamur veya kilden maket, ahşap oyma da ekleyebiliriz, ya da her türlü malzemeden oyuncak yapımı. Kinestetik öğrenme için mükemmel olurdu!

Bazı ders önerilerinin sizi şaşırttığını duyar gibiyim. Acele etmeyin, hepsi hakkında ya şimdi ya da sonraki yazılarda detaylı konuşacağız. Üstelik bugünlerde eğitimle ilgili bazı değişiklikler gündemde. Ben seçmeli ders olarak liselerde okutulan Astronomi dersi ile başlamak istiyorum.

Birçok bebek daha doğar doğmaz, neredeyse gözlerini açar açmaz cep telefonu, tablet ya da televizyonla tanışıyor. O bunlarla veya bunların çıkardığı sesle oyalanırken anneler de mamaları ağızlarına tıkıştırıyor! İyi taktik! Ama yanlış! Cep telefonu, tablet ve televizyondan da önce çocuklar bence teleskopla tanışmalı. Neden mi?

Uzay söz konusu olduğunda artık biliyorsunuz metrelerin veya kilometrelerin bir anlamı kalmıyor. O kadar büyük ki artık ışık yılından bahsediyoruz. Yani ışığın bir yılda aldığı yol. Işığın saniyede 300,000 km yol aldığını düşünürseniz, bir yılda 9,5 trilyon km yol alıyor. Işık yılı yanlış anlaşılmasın bir zaman ölçüsü değil, bir uzunluk ölçüsü. Bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri bize 4,2 ışık yılı uzaklıkta. Bize en yakın galaksi olan Andromeda ise bize 2 milyon ışık yılı uzaklıkta! Yani ışık hızı ile bile gitsek bizim bu galaksiye gidip gelmemiz 4 milyon yıl sürecek! “Gözlemlenebilen” evrende 200 milyarın üzerinde galaksi olduğu tahmin ediliyor. Evrende bize henüz ışığı ulaşmamış yıldızlar olduğu gibi, bugün gördüğümüz parlak bir yıldız belki de milyonlarca yıl önce öldü bile! Yani teleskopla uzaya, yıldızlara, gezegenlere baktığınızda aslında hem ne kadar küçük hem de ne kadar büyük bir varlık olduğumuzu anlarız. Küçüğüz çünkü bu kadar büyük bir evrende bırakın bizi, dünyamızı, galaksimiz (Samanyolu) bile denizdeki kum tanesi kadar kalıyor. Büyüğüz çünkü görmesek de, gidemesek de hayallerimizle tüm evreni beynimize sığdırabiliyoruz. Bu sizce de çok harika değil mi?

Daha önceki yazılarda da bahsetmiştik, artık tüm dünya gözünü uzaya dikmiş durumda. Uzaya giden yolcu gemileri gün gelecek bugün hava alanlarından bir uçağın kalkması kadar sıradanlaşacak. Belki de bu gelecek 15-20 yıl içinde olacak. Yerimizde saymakla bu dönüşümün bir parçası olmak arasında çok önemli bir tercih yapmak zorundayız.

İşte daha küçük yaşlarda teleskopla tanıştırılan çocuklarda bu düşünceler filizlenmeye başlayacak, küçük dünyamızın sığ düşüncelerine hapsolmak yerine, koskoca evrendeki varlığımızı ve nedenini sorgulayıp, her anımızı dolu dolu yaşamanın yollarını arayacağız. Dizilerle, futbol veya siyaset tartışmalarıyla vakit kaybetmeyeceğiz. İşte bu yüzden astronomi dersi ilkokuldan başlayarak zorunlu olarak okutulmalı diyorum. Ama hala geç kalmış sayılmazsınız, çocuklarınıza veya yakınlarınızın çocuklarına doğum günlerinde basit de olsa bir teleskop almayı düşünmez misiniz? Merak etmeyin, amatör bir teleskobun fiyatı vasat bir akıllı telefondan çok daha ucuz!

W22-telescopes-for-kids

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s