Toplumsal Ahlâk

Geçenlerde Marmaris’te yaşanan olayı duymuşsunuzdur [1]. Eski bir milli yüzücü de olan 40’lı yaşlardaki bir şahıs, aynı kategoride kendisine rakip bile olmadığı halde, plaja çıkıp bitiş çizgisine giderken önündeki, 13 yaşındaki, başka bir yüzücüyü “kasıtlı” olarak itiyor, yere düşürüyor ve ilk kendisi bitiş çizgisine ulaşıyor. Sosyal medyada oldukça fazla konuşuldu. Konuşulmasını ben çok önemsedim çünkü toplumu ayakta tutan en temel unsur ahlâktır. İnsanlar dindar olabilir veya olmayabilir, inançlı olabilirler veya inançsız da olabilirler ama toplumda huzurun temin edilebilmesi için ahlâklı olmak zorundayız. İnsanlara hırsızlık yapmayı, kötülük yapmayı öğütleyen bir din veya inanç sistemi duydunuz mu? Duyamazsınız! Çünkü ahlâk tüm dinlerin ortak paydasıdır.

Benzer olayları bazen Ramazan’da akşam pide kuyruklarında görürsünüz. Gerçi ben pek iftara son bir saat kala pide almaya gitmem, ne hikmetse herkes son dakika gelir pide almaya ve bazen kavga, gürültü, tartışma çıkar. Ne kadar tuhaf! Oruçlusunuz ve iftara dakikalar kalmış, kuyrukta sıranızın gelmesini beklerken biri “uyanıklık (!)” ediyor ve öne geçmeye çalışıyor, o da muhtemelen oruçlu ve bu yaptığının “kul hakkına girmek” olduğunun farkında değil. İşte böyle ortamlarda en çok da kuyrukta bekleyen küçük çocukların hakkı yeniyor, çok yazık! Oysa onlara öncelik vermemiz gerekmez mi?

Bazen Cuma namazlarında hocalar ya da vaizler “çocuklarınızı camiye getirin, erken yaşlarda alışsınlar” diyorlar ama ne mümkün! Camilerin “gediklileri” ön safları tutmuşlar, ilk saflara gelen çocukları ite kaka arka saflara gönderiyorlar! Ne hazin bir tablo! Bir keresinde küçük oğlumuz Erdem 3-4 yaşlarındaydı, beraber cumaya gittik, tabii namaz uzayınca biraz canı sıkılmaya başladı ve yanıma uzandı. Ne hikmetse Cuma namazı için gidiyorsunuz camiye, hepi topu 10 dakika ama uzayan vaazlar, hutbeler, coşkuyla okunan ezan ve kametler derken namaz 40 dakika sürüyor! Yine bir “gedikli”, onu rahatsız etmediği halde mırıldanmaya başladı. Ben bu konularda biraz hassas olduğum için tartışmaya başladık, birileri araya girdi de olay yatıştı! Tüm dinlerde çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren kendi ibadethanelerine götürülür ve alıştırılmaya çalışılır. Son 5-6 yıl içinde inançlarımız açısından ülkemizde hoş şeyler olmuyor. Dinini değiştirenlerin, ateist veya deist olanların sayısı korkunç boyutlarda! Bunun neden böyle olduğunu sorgulamamız gerekmiyor mu? Neden din değiştirdikleri veya deist oldukları sorulduğunda dindar görünen insanların yaptıklarını içlerine sindiremediklerini söylüyorlar. Yani dindar görünenlerin yaptığı ahlâksızlıkları!

Başımdan geçen son bir olayı daha anlatayım ve yazıyı bitirelim. 3 ay kadar önce üniversiteden bir hocamızın babası hakkın rahmetine kavuştu ve vefatının haftasında bir camide mevlit ve ardından yemek ikramı yapıldı. 2-3 çocuk kenarda bekleşirken koca koca adamlar yemeklerini alıp masaya oturuyordu. Cenaze yakınları uzak bir köşede taziyeleri kabul ediyorlardı. Gittim ve servis yapanlara çocuklara neden yemek vermediklerini sordum. Lafı eveleyip gevelediler, sonra vereceğiz dediler, çok küçükler taşıyamazlar dediler, vesselâm benim yine tansiyonum fırladı! Gidip çocukların yemeklerini alıp masaya bıraktım. Çocukları kenara itip onlardan önce yemek yeme şerefine nail olan cemaat de “huşu” içinde yemeklerini yiyordu! Afiyet olsun!

W23-CocukveDoga

[1]: https://www.ntv.com.tr/turkiye/yarisi-kazanacak-kucuk-yuzucuyu-carparak-dusurdu,59WJuOp2YkOsGIV9EVkB1g

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s