Fetih ve Ayasofya

21 yaşında İstanbul’u fetheden Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’i bilmeyen yoktur.  Öyle ki bu fetih bir çağ kapatıp bir çağ açmış, Doğu Roma İmparatorluğu yani Bizans’ın da sonu olmuştur. Onun hayatı ile ilgili onlarca yazı okumuş, video izlemişsinizdir. Fatih’in de adı geçtiği için söylüyorum, eğer izlemediyseniz Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın aşağıda vereceğim bağlantısından [1] videonun tamamını izleyin ve Fatih’i bir de onun gözüyle değerlendirin. Video biraz uzun gelebilir, Fatih dönemini ve günümüzü anlamak için buna değer.

Bu yazımda size İstanbul’un fethi ile ilgili daha önce duymadığım ve duyduğumda da tüylerimi diken diken eden bir olayı anlatacağım [2]. Videoda da söylendiği gibi böylesine anlamlı bir hatıra neden ders kitaplarına girmez ve bu ülkenin çocuklarına, gençlerine anlatılmaz ben anlamakta zorlanıyorum.

İstanbul fethedildikten sonra Fatih Ayasofya’ya gelir ve şükür secdesine kapanır. Herkes onun bu fetihle, daha 21 yaşında, çocuk denecek bir yaşta, sevinçten secdeye kapandığını düşünürken o kalkar ve şöyle der: “Bendeki bu sevinci İstanbul’un fethine zannetmeyin, zamanımda Akşemsettin gibi bir âlimin bulunuşuna seviniyorum!”

W31-Ayasofya

Osmanlı Devleti yaklaşık 600 yıl, dört kıtada ve 22 Milyon km2’lik bir alanda hüküm sürdükten sonra yerini Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakarak tarih sahnesinden çekildi. Bazıları bugün o günleri özlemle anarak “Yeni Osmanlı” diye bir kavram bulup bununla toplumu motive etmek istiyorlar [3]. Bence gereksiz ve anlamsız bir çaba çünkü o dönem yaşandı ve bitti, alacağımız dersleri alıp bugün ne yapmalıyız ona odaklanmalı ve çocuklarımıza daha müreffeh bir ülke bırakmak için çalışmalıyız.

Yukarıda naklettiğim olaylardan sonra Osmanlı’yı konuşurken olayı batılı tarihçilerin fantezileri ile bir tutup işi sadece Topkapı Sarayı ve harem olarak görürseniz ecdadımıza karşı çok büyük haksızlık etmiş olursunuz. Osmanlı Devleti’ni sadece padişah isimlerinden de ibaret göremeyiz. O padişahların ardındaki isimler, Akşemsettin, Molla Fenari, Molla Gürani, Şeyh Edebali, Yahya Efendi, Ebussuud Efendi, Hacı Bayram-ı Veli, Mimar Sinan, Barbaros Hayrettin, Piri Reis ve daha yüzlerce âlim ve bilge insanı iyi tanımalıyız. Bugün iş dünyasında önemli bir yönetici veya devlet kademesinde önemli bir mevkide olduğunuzu düşünün. Şimdi size soruyorum: Çevrenizde yukarıda saydığım isimler gibi kaç tane âlim ve bilge insan bulacaksınız?

[1]: https://www.youtube.com/watch?v=OMws9QGQNVI

[2]: https://www.youtube.com/watch?v=7MseoLr5kpc

[3]: http://www.milliyet.com.tr/yeni-osmanlicilik/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/26.06.2011/1406764/default.htm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s