Önce İnsan

1990’lı yıllar ülkemizde “kalite” kavramının tavan yaptığı yıllardı. Özellikle ihracatta atılım yapmak isteyen firmalar ISO 9000 belgesi almak için adeta yarışıyorlardı. Gerçi çoğu kendi gelecekleri için değil, piyasa istediği için bu belgenin peşindeydiler. Öyle ki, şirketlerini ISO standartlarına uydurmak yerine, standartları şirketlerine nasıl uyduracaklarının yolunu arıyorlardı! O yıllarda tüm fabrikalarda duvarlarda “Önce Kalite” sloganı asılıydı. Ama anladılar ki kalite kendi kendine ortaya çıkmıyor. Onu sağlayan “insan”. Sonraları, 2000’li yıllarda duvarların yeni sloganı “Önce İnsan” oldu. Bu yıllarda müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) müthiş atağa geçti. E tabii, müşteri veli nimetti sonuçta! Fakat yine de ters giden bir şeyler vardı, müşteriyi memnun emek uğruna çok kötü şartlarda çalışan insanlar, en ufak bir krizde kapının önüne konan çalışanlar, asgari ücrete mahkûm edilen çalışanlar ve bir bardak çayın bile hesabının yapıldığı ortamlar. Bu işler gördüğünüz gibi sloganlarla olmuyor. Samimiyet yoksa söyledikleriniz gönülden gelmiyor ve dilinizin ucundaysa kusura bakmayın iki yakanız bir araya gelmez.

Microsoft Japonya’daki ofislerinde 4 gün iş, 3 gün tatil uygulamasına geçmiş ve verimliliğin %40 arttığını tespit etmişler [1]. Bu aslında başka bir uygulamanın provası. Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ uygulamalarındaki gelişmeler sonrası birçok işin bizler yerine makineler tarafından yapılacağı sürekli tartışılıyor. Bu da doğal olarak haftalık çalışma saatlerinde düşüşe neden olacak. Hatta belki günün birinde bizler sadece devletten aldığımız bir parayla geçimimizi temin ederken (Evrensel Maaş başlıklı yazımı okuyun) işe bile gitmeyeceğiz. Gelecekte, o günlerde neler olacak bunu anlamak için şu kitabı okuyabilirsiniz: Makineler Her Şeyi Yaptığında Biz Ne Yapacağız,  M. Frank, P. Roehrig, B.  Pring. Ben uzun yıllar işverenlerle hep cumartesi günü yapılan yarım günlük çalışmaların gereksizliğini tartıştım. Bugün de aynı noktadayım. 5 günün yorgunluğunun üzerine yarım gün daha, cumartesi işe gidince acaba verim nasıl oluyor? Tartışmaya bile gerek yok, hafta içi yapılan fazla mesailerden şunu net olarak biliyorum: Eğer akşam mesai olacağı belli ise, 4 saatte yapılacak iş otomatik olarak 6 saate, 7 saate yayılır. Nasılsa yeterince zamanım var diye düşünen çalışan işi daha geniş bir zamana yayar. Öğrenciyken bizler de sınav dönemi böyle değil miydik! Daha çok zaman var der bir türlü masaya oturmazdık, ta ki son gün, son geceye kadar! Buradan çıkan sonuç şu: Eğer bir işletmede cumartesi öğleye kadar çalışma varsa, bilin ki 5 günde bitecek iş 5.5 güne yayılmıştır!

İşin bir başka yönü de konunun çalışana bakan yönü. Haftada 5 gün çalışıyoruz, bari hafta sonları çoluk çocuğumuz, eşimiz dostumuzla güzel vakit geçirebilelim! Kazanıyoruz, harcayacağız. Harcadıkça bu değirmenin suyu nereden geliyor diye düşüneceğiz, bunu düşündükçe işe olan bağlılığımız ve aidiyet duygumuz gelişecek! İşte birçok işverenin anlamakta zorlandığı nokta burası! Çalışanlarınıza kazandıklarını harcamaları için zaman tanıyın, para kazanmanın zorluğu yanında para harcamanın keyfini de sürsünler! Yoksa sürekli çalış, çalış, nereye kadar? Kimin için? Çevremde tanıdığım o kadar çok insan var ki, senede bir hafta bile tatile çıkamadıklarından şikâyet ediyorlar! Niye? Çok yoğunlarmış! Artık bu bahanelere sığınma dönemi bitti, insanın çalışmaya ihtiyacı olduğu kadar, eğlenmeye de ihtiyacı var. Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize bir de bu yönden bakalım.

Çalışanlarımız bizim her şeyimiz. Acaba? Yine yıllardır takip ederim, büyük holdinglerde bile kriz durumlarında üst düzey yöneticiler saatlerce değerlendirme toplantıları yaparlar, toplantı üstüne toplantı, raporlar, sunumlar. Sonuçta çıkan karar şu olur:  Yüzlerce çalışanın işine son verilir! Peki, o çalışan işini yapmadığı için mi kriz oldu? İşten çıkarma gibi bir “çözümsüzlük” maalesef bizim şirketlerde çözümmüş gibi sunulur, bunun adı beceriksizlik, başka bir şey değil! Üst yönetim kendi beceriksizliğinin faturasını “gariban” işçisine ödetiyor!

Çalışanlar söz konusu olunca sanırım Sir Richard Branson olayı çözmüş. Aşağıdaki fotoğraf geleceğe yatırım yapan şirketler için bugünden yarına modası geçmeyecek bir taahhüt gibi duruyor!

W46-Once.Insan

[1]: https://www.ntv.com.tr/ekonomi/haftada-3-gun-tatil-verimliligi-artiriyor-isverene-maliyet-de-dusuyor,yPvDmCqXIkynvpKyEL-AzQ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s