Ne Biliyoruz?

Gözlemleyebildiğimiz uzay ancak %5, henüz bize ışığı ulaşmayan binlerce yıldız var. Evrende yaşamın nasıl başladığını henüz bilmiyoruz. CERN’de bunun cevabını bulmayı umuyoruz. Evrende bizden başka canlı olup olmadığını da bilmiyoruz. Bu zamana kadar yapılan araştırmalarda yaşayabileceğimiz başka bir gezegenin izine de rastlamadık.

Göbeklitepe’de bulunan kalıntılardan insanlığın en eski yerleşiminin sadece 12000 yıl öncesine kadar gittiğini biliyoruz. İnsanoğlunun dünyada 200 bin yıldan beri var olduğu tahmin ediliyor. Mısır Piramitlerinin tarihi MÖ 2550’lü yıllara gidiyor, İnka’lar, Aztek’ler, Maya’lar, Sümerler, Babiller de yine son 5 bin yıl içinde yaşamış ve kaybolmuş medeniyetler. Yazının icadı olarak MÖ 4000’li yıllara gidersek kayıtlı tarih sadece 6000 yıllık. Ya öncesi? Mevcut kaynaklara göre yazının icadından önceki dönemlere karanlık devirler diyoruz. Kime göre? Ya o dönemlerde insanlar yazıdan ve sesten farklı bir teknoloji ile haberleşiyor ve bilgileri farklı şekillerde kaydediyorlarsa?

Bilim adamları gelecekte DNA’ların en önemli veri depolama aracı olacağını söylüyorlar [1]. Bitkiler veri depolama aracı olarak kullanılmaya başlandı bile [2]. Rakip bir firma terfinizi kutlamak için size canlı çiçek gönderiyorsa aman dikkat edin! Atalarımız taşı toprağı veri depolama aracı olarak kullanmış ve bilmediğimiz bir yöntemle de haberleşmiş olabilirler mi? Arkeolojik kazılarda bulunun aletler, taşlar, topraklar aslında birer kayıt cihazı olabilir mi? Yüzlerce metre derinlerden gelen petrol, binlerce yıl öncesinden bize bilgiler getiriyor olabilir mi?

Bugün hangi hastaneye giderseniz gidin tıklım tıklım, sanırsınız ki herkes hasta. Bir çok hastalığın sebebi bulunamadığı için bunlara “sendrom” diyoruz. 2 binin üzerinde sendrom var. Şeker, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları çok yaygın, kanser günümüzün en ölümcül hastalığı. 2016 yılında BBC’de yayınlanan bir habere göre [3] dünyadaki başlıca ölüm nedenleri arasında %32 ile kalp ve damar hastalıkları birinci sırada iken, %16 ile kanser ikinci sırada. 2019 yılında Kanada’lı bilim insanlarının yaptığı başka bir çalışmaya göre ise [4] 50’li yaşlarda kanserden ölme olasılığı kardiyovasküler rahatsızlıklar ile kıyaslandığında iki buçuk kat artmış görünüyor.

Biraz kendimize dönüp bakıyoruz, biraz gökyüzüne ve biraz da mikro âleme yani atomlara ve atom altı parçacıklara, hepsinde de bilgimizin çok çok sınırlı olduğunu görüyoruz. Peki, bu kadar bilinmezlik içinde bizler, insanoğlu, kâinatın sırrını nasıl bilecek ve anlayacağız? Daha yolun çok başındayız, yapılacak çok iş var, fakat bizler nükleer bomba yapmakla, kitle imha silahları yapmakla, süper süper hızlı görünmez savaş uçakları yapmakla meşgulüz.  Ne kadar anlamsız değil mi? Zamanımızı ve enerjimizi “bilmek” ve “öğrenmek” için harcamak yerine, “yok etmek” ve “öldürmek” için harcıyoruz! Bunca yıllık bilgi ve birikimin sonunda bu noktaya mı gelmeliydik?

Yapılan o kadar güzel işin yanında silah sanayinin ve gıda sanayinin nasıl olup da insanlığı yıkıma götürdüğünü anlamakta zorlanıyorum. Önce sağlıksız gıdalarla insanları hasta et, sonra da tedavi etmek için onlara ilaç sat! İlaç almak için kendine bağımlı et! İlaçlarla da aslında tedavi etme, bağımlı yap! Olmadı bir savaş çıkar toptan öldür! Nasıl bir dünyadayız biz böyle?

Peki, ne yapacağız? Hiçbir şey yokmuş gibi kenarda oturup olup biteni mi izleyeceğiz? Tabi ki hayır! “Evrensel doğrular” ve evrensel gerçekler” uğruna çalışmaya devam edeceğiz. Karamsarlığa yer yok! Yaşayabileceğimiz başka dünya yok! Dünyamızı bize zindan etmeye çalışanlara karşı haykırmaya devam etmeliyiz! Hiç endişeye kapılmayın, yanınızda sizin gibi iyilikten ve doğruluktan sapmayan binlerce insan bulacaksınız! Yeter ki yola koyulmak için kararlı ve cesur olun!

W49-Kuraklik

[1]: https://www.ted.com/talks/dina_zielinski_how_we_can_store_digital_data_in_dna/transcript?language=tr#t-228

[2]: https://www.ntv.com.tr/teknoloji/patlayicilari-belirleyen-biyonik-bitkiler-gelistirildi,clptHVfIpkuCq5ZwDp7b0A

[3]: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47460922

[4]: https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-50li-yaslarda-kanserden-olme-olasiligi-artti-ve-bir-numarali-olum-nedeni-haline-geldi-11-681-82943.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s