Kanal İstanbul

1980 ve 1990’lı yıllar Türk müteahhitlik firmalarının altın yıllarıydı. Libya, Kuveyt, Rusya, Ukrayna, Körfez ülkeleri, Türki devletler ve daha başkaları. 2000’li yıllar boyunca da ülke içinde onlarca büyük inşaat ve altyapı projesi gerçekleştirildi. Hızlı tren, bölünmüş yollar, otoyollar, üçüncü köprü (Yavuz Sultan Selim Köprüsü), İzmit körfez geçiş köprüsü (Osmangazi Köprüsü), Marmaray ve yapımı devam eden Çanakkale Köprüsü gibi. Yeni İstanbul Havalimanını atladım sanmayın, onu özellikle sona bıraktım. Yurtiçi ve yurtdışı bu müteahhitlik projeleri ile Türk firmaları çok önemli tecrübeler kazandığı gibi, çok iyi de paralar kazandılar. Yeni projeler devreye girdikçe doğal olarak firmaların elinde çok büyük makine ve ekipman stoğu oluştu. Kalifiye elemanlar da ayrı bir konu.

Yıllar önce inşaat işi yapan bir arkadaş ile konuşuyorduk. Bir ara işleri bozulmaya başladı, ciddi borçlanmıştı ama halâ inşaat yapmaya devam ediyordu. “Bu kadar borç içinde neden halâ yeni inşaat yapıyorsun, elindekileri önce sat, nakite geç, borçlarını temizle, sonra devam edersin” dediğimde, derin bir ah çekip: “İnşaat sektöründe işe ara veremezsin, o zaman ekip dağılır, sonra toparlaman çok zor olur, bir iş bitmeden sürekli diğeri başlayacak ki hiçbir eleman boş kalmayacak, çark böyle dönüyor, yeni inşaat yapmaya mecburum!” demişti.

İstanbul Havalimanı inşaatı bize yaklaşık 20 milyar dolara mal oldu. Havaalanı ile ilgili tartışmalar halen devam ediyor. Uçak iniş kalkışı açısından yer seçimi, çevreye verilen zararlar bir kenara konulursa havaalanı ile şehir merkezinin uzaklığı önemli problemler. Atatürk Havalimanına 2 milyar dolara ilave bir pistle tüm bu problemler halledilebilecekken çoğu kişi neden İstanbul Havalimanı yapımında ısrarcı olunduğunu anlamıyordu [1]. Aslında sorunun cevabı çok basitti, inşaat firmaları o kadar büyüdü ki, onları beslemek için sürekli yeni ve daha büyük “mega projeler”, hatta “çılgın projeler” üretmek zorundasınız. Sanırım şimdi Kanal İstanbul’la ilgili ısrarın nedenini anlamışsınızdır. Bunca ekipman ve makine paslanmaya mı terkedilecek yoksa yeni büyük inşaat işleriyle çalışacak mı? Peki ya bunca iyi eğitimli, kalifiye eleman ne olacak?

İnşaat sektörünün ekonomideki “lokomotif” etkisi sınırlıdır. Göreceli olarak birçok sektör bu işten para kazanır ama inşaat bitti mi, şantiye kapandı mı yeni bir şantiye açılmadıkça “tren” durur. Avrupa ülkelerinde özellikle Almanya, Fransa, İngiltere, Belçika ve Hollanda gibi gelir seviyesi yüksek ülkelerde emlak fiyatlarının ve kiraların çok yüksek olduğu biliniyor. Neden acaba bu ülkelerde hükümetler inşaat sektörü ile büyümeyi bir seçenek olarak görmezler? Neden bu ülkeler illa fabrika diye tuttururlar? 1997’de tüm Doğu Asya’yı saran krizin nedeni emlak piyasasıdır, 2000’li yılların başındaki İspanya’daki krizin sebebi de emlak piyasasıdır, 2008 ABD krizinin sebebi de “mortgage” kredileri yani yine emlak sektörüdür.

W52-Kanal-Istanbul

2000’li yıllar boyunca ülkemize gelen yaklaşık 400 milyar dolar sıcak parayı inşaat şirketlerine kredi olarak verdik. Toplu konutlar, AVM’ler, şehir hastaneleri, yenilenen kamu binalarıyla bu para harcandı. Yeni ve konforlu evlerde oturmayı herkes ister, zorda kalınca bir iki yıl daha eski bir evde idare edebilirsiniz ama bir uçağın veya helikopterin değişmesi gereken bir parçasını değiştirmezseniz ne bir uçak havalanabilir ne de bir helikopter! 2008 ABD krizinin en önemli sebebi halkın aşırı borçlanmasıydı [2]. Bugün ülkemizde insanlar ya 5 yıl vadeli taşıt kredisi borcuyla boğuşuyor, ya da 10 yıl vadeli ev borcuyla. Bu arada Kanal İstanbul için ödenecek paranın 75 milyar dolar civarında olacağı tahmin ediliyor!

[1]: https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/3-havalimani-niye-yapildi-10277

[2]: https://www.doviz.com/makale/2008-ekonomik-krizinin-nedenleri-ve-sonuclari/104

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s